T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GAZİANTEP İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Kullanılan Araç ve Gereçler

Altlağ: Leğenlerin altına konulan daldan örme bir simit.

Amadan: Bal, pekmez ve yağ gibi malzemelerin konulduğu kap.

Ambar: Zahire konulan büyük sandık.

Ataş Saksısı: Ateş Küreği.

Ayran Kaşığı: Yarım küçük portakal biçiminde, döküm ya da tenekeden yapılmış ayran içmeye mahsus bir kaşık.

Badya: Bazı yiyecekler konulan silindir biçiminde, kalaylı bakırdan yapılmış kap.

Barmil: Saç ve çinkodan yapılmış silindir biçiminde bir koruma kabı.

Bastık Malası: Sıcak ve cıvık bastığı beze sermekte kullanılan ağaçtan yapılmış mala.

Binlik: Çeşitli sıvıların konulduğu üç kiloluk siyah şişe.

Calba kabı ve Calha: Uzaktan gelen yoğurt küleklerinin kapak bezinin üstüne koydukları tüylü elastiki ve su emici büyük yaprakların bekletildiği kaba denir. Bunlar evlerde külle kap temizlerken kullanılır.

Cerit Kömürü: Evlerde yakacak olarak kullanılan iyi cins kömür.

Cezveler: Daha çok kahve pişirmekte kullanılan silindir şekilde, saplı kaplar.

Çirtikli Sahanlar: Bakırdan yapılmış kenarı süslü yemek kabı.

Çömçeler: Kepçeler.

Çukur Sahan: Küçük ve derin yemek kabı.

Demir Süzek: Tahıl yıkamak için her yanı delikli, iki saplı büyücek bir saç kova.

Dibek: İçinde buğday, arpa gibi şeylerin dövüldüğü taştan veya ağaçtan yapılmış çukur alet.

Divan Sinisi: Yer Sofrası yerine özellikle misafir için kullanılan büyük süslü tepsi.

Dolma bıçağı: İnce uzun bir bıçak.

Dolma borusu: Patlıcan oymakta kullanılan teneke bir boru.

Dolma oyacağı: Dolmalık sebzeyi oymakta kullanılan alet.

Dolma taşı: Dolma pişirirken dağılmasını önlemek için üstüne konan taş.

Domates ezeceği: Kebaplarda kullanılacak közlenmiş domates ezip kabuğunu almakta ağaçtan yapılmış bir alet.

Don kazanı: İki saplı büyük kazan.

Duz Ölbesi: Söğüt tahtasında yapılma silindir kutu. (Tuz konur).

Ekmek sacı: Ekmek pişirmekte kullanılan geniş, yayvan saç.

Ekmek Tahtası: Oturarak ekmek açmaya yarayan kalın, alçak masa.

Elek: Taneli veya tozlu şeyleri ayıklamakta kullanılan eleme aleti.

Et kütüğü: Köftelik et dövmeye yarayan kütük.

Et Makinesi: Etin kıyma halinde çekilmesine yarayan alet.

Et Satırı: Kütükte eti kıyma haline getirmeye yarayan ağır kesici.

Evirgeç: Saçta pişen ekmeği çevirmek için kullanılan ağaçtan kılıç gibi yapılan uzunca bir araç.

Kıracak: Fıstık, fındık, badem, ceviz kırmaya yarayan alet.

Gaz ocağı: Gaz yağı ile yanan bir çeşit ocak.

Gazyağı Hunisi: Gaz yağını dar ağızlı kaplara doldurmakta kullanılan konik alet.

Gaz tenekesi: Gaz yağının korunduğu saçtan mamul kap.

Havan: içinde çeşitli şeyler dövülerek ezilen, ağaç ya da tunçtan mamul, çukur alet.

Hazvel: Odun kömürünün ufakları ve tozları.

Huniler: Muhtelif sıvıları şişeleri kolayca koymakta kullanılan konik aletler.

İdare Lambası: Gazla yanan fitilli, isli bir aydınlatma aracı.

Kahnıç: Kışın küplerde sertleşen sadeyağ, pekmez ve bal gibi malzemeleri çıkarmakta kullanılan ıspatulaya benzer kalınca bir araç.

Kahve değirmeni: Kahve tanelerini öğütmekte kullanılan alet.

Kahve fincanları: Kahve içilen minik kulplu, küçük çukur kap.

Kahve kavuracağı: Çiğ kahveyi evde kavurmak için yapılmış silindir şeklinde yandan sürmeli, kapaklı, kendi ocağı üstünde yatay olarak döndürülerek içindeki kahvenin kavrulmasını sağlayan bir araç.

Kalbur: İri taneli şeyleri elemek için kullanılan büyük elek.

Katremiz: Peynir, turşu ve benzeri gereçleri koymaya yarayan insan gövdesi biçiminde beli ince ağzı küçük dev kavanoz. (15-20 kiloluk).

Kamış sepetler: Patates, soğan, sarımsak gibi şeylerin konulduğu kap.

Kavsara: Stok yufka ekmeklerin konulduğu daldan, hasırdan ya da tahtadan yapılan yuvarlak kenarlı bir tabla.

Keme deleceği: Kemenin, şişe geçirilirken çatlamasın diye delinmesinde kullanılan bir zımba. (Kurşun kalem çapında bir boru).

Kebap şişleri: Kuşbaşı için dört köşe, kıyma için yassı sakatat için ince dört köşe çaplı olan uzunca demir çubuklar.

Keme taşı: Kemenin pütürünü törpülemek, kabuğundaki kumu almak ve temizlemek için kullanılan süngerimsi bir taş.

Kevgir: Uzun saplı bir tür süzgeç

Kıyma bıçağı: Et kıymaya yarayan büyük bir bıçak.

Kıyma tahtası: Yemekle ilgili her şeyi üzerinde doğramaya yarayan tahtadan yapma, ayaklı, taşınabilir bir tezgâh.

Kile: Tahıl ölçmeye yarayan kova biçiminde tahtadan yapılan bir araç.

Körük: Odun ve kömür ateşini koymak için iki elle kullanılan deri, ağaç ve nar çubuğundan yapma hava üfleyen araç.

Kurban bıçağı: Evlerde kurban, adak, topaçlık tavuk vs. kesmek için kullanılan çok keskin bir bıçak.

Kuzu lengeri: Servislerde kullanılan büyük lenger.

Köfte leğençesi: Köfte yoğurmakta kullanılan özel küçük leğen.

Külek: Üstü ve yanları tahtadan, üsten saplı bir kova.

Küpler: Gıda ile ilgili sıvı şeyleri koymaya yarayan içi, dışı sırlı büyük toprak kaplar.

Leğen: Genellikle içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten geniş, yayvan kap.

Lengeri: Kenarsız, ortası az çukur büyük sahan.

Limon sıkacağı: Limon suyunu çıkartmakta kullanılan sert ağaçtan yapma bir araç.

Maltıs: Kalın saçtan yapma altı delikli, taşınabilir bir kömür ocağı.

Mahra: Özellikle 50-60 kiloluk sebze ve meyveleri hayvan sırtında güvenle taşımakta kullanılan üstü açık dört ayaklı tutacak yerleri de olan sağlam tahta sandık.

Mamul kalıbı: Sağlam ağaçtan oyma bir tür kurabiye kalıbı.

Mangal: Ocakta yemek piştikten sonra artan ateş bu mangala çekilir ve üstü küllenir; istendiğinde yemek ısıtmak için ya da kışın odalara alınarak ısıtıcı olarak kullanılır.

Masat: Bıçak bilemeye yarayan çelikten yapılmış çubuk biçiminde alet.

Maşalar: Küçüklü büyüklü olarak kullanılan ve kızgın şeylerin tutulmasına yarayan alet.

Mırra fincanları: Acı kahve içmek için kullanılan sapsız fincanlar.

Niza: Sıcak sıvıların kaptan kaba almak için kullanılan uzun saplı bakır bir kap.

Oklava: Hamur açmakta kullanılan silindir biçiminde uzun değnek.

Ortut: Şıra yapılırken, bulgur kaynatılırken kurulan büyük ocakta yakmak üzere bağların budanan dallarından kurutulmuş demetler.

Ölbe: Söğüt ağacından yapılan silindir biçiminden kutu.

Öcce tavası: Öccenin pişirilmesine mahsus, yarım portakal biçimimde birkaç oyuğu bulunan özel bir tava.

Teştler: Çeşitli büyüklükte leğenler.

Sabunluk: Sabun konulan kap.

Sarat: İri gözlü kalbur.

Selece: Hayvan sırtında yük taşımak için kullanılan açık yeri yandan olan harar hayvanın çulunun üzerine konduğunda büyük bir heybe şeklini alan, çokça fıstık taşımada kullanılan gereç.

Sıyırgı: Ocaktan ateş çekmeye yarayan demirden küçük kürek.

Siniler: Boy boy tepsiler.

Soku: Bulgur dövmeye yarayan taş curun.

Soğ: Şıra çubuklarını asmak için iki üçayak arasına uzatılan uzun sırık.

Süzek: Kalaylı bakırdan ince delikli sıvı şeyleri süzmeye yarayan kap.

Şıra çubuğu:  Sucuk yapılırken sucuk dallarının asılı olduğu çubuk.

Şıra Kazanı: Şıranın kaynatıldığı büyük kazan.

Şapşak: Çeşitli işlerde kullanılan saplı bir tas.

Şıra sandığı: Şıranın konduğu sandık.

Taş değirmen: Arasına tahıl konularak öğütmeye yarayan, iki yuvarlak yassı taş.

Taslar: Büyüklü küçüklü taslar.

Tavalar: Özellikle kızartma ve yağ eritmede kullanılan saplı metal kap.

Tel Dolap: Yemeklerin korunması için her yanı ince telle kaplı dolap.,

Tekide: Üzümü tepelemek suretiyle ezmeye yarayan tahta sal.

Tepir: Tahılı taştan ayırtmakta kullanılan bir yanı açık tahta tepsi.

Timin: Bir tahıl ölçeği.

Üçayak: Mangal ya da ateşin üzerine konarak tencere, tava ve benzerlerinin dengeli durmasını sağlayan gereç.

Yelleyecek: Hindinin büyük tüylerinden yapılan ve ateş yellemek için kullanılan bir yelpaze.

Zırk: Çok büyük enli ve eğri keskin kıyma bıçağı